UNESCO "Yaşayan İnsan Hazinesi" Ödülü

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 2003 tarihinde Paris'te düzenlenen konferansında, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini kabul etmiştir. Türkiye 2006 tarihinde bu sürece dahil olmuş ve resmen taraf olmuştur.

UNESCO tarafından; toplulukların, grupların ve bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, anlatımlar, beceriler ve bunlara ilişikin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar biçiminde tanımlanmaktadır.

Nesilden nesile aktarılan bu miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara kimlik ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur.


mehmet gursoy unesco prize
Çağımızda Türk Çini Sanatı'nın en önemli temsilcilerinden olan Gürsoy, İznik çinilerinin yeniden keşfinde, büyük bir rol oynamayı tüm kalbiyle hedefledi. UNESCO, kaybolan renk ve teknikler, geleneksel kompozisyonlara getirdiği yorumlar ve huzur, uyum, denge ve şıklığı yansıttığı araştırmalar nedeniyle Gürsoy'un miras taşıyıcısı olduğunu 2009' da Somut Olmayan Kültür Varlıklarını Koruma Sözleşmesi'nde ilan ediyorGürsoy ödül hakkında şunları söylüyor: "UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi ödülü son derece anlamlıdır ve bizim için büyük görevleri vardır. Mutluluğumu kelimelerle ifade edemem, çok heyecanlı ve gururluyuz. Bu mirasın taşınmasında çok dikkatli olmamız gerekiyor". Gürsoy, bu ödülü "sanat hayatının en güzel olayı" olarak nitelendiriyor ve ayrıca bu ödül ile oğlu Göktuğ Gürsoy'a "elini" verdiğini açıklıyor.

 

İznik Çinilerini Seviyor musunuz